23 Mart 2017 Perşembe

ACARİSTAN ve ACARLAR, ACARYA SORUNU

acaristan ile ilgili görsel sonucuBaşkenti Batum olan Acara Özerk Cumhuriyeti, Gürcistan'ın  Sarp Sınır Kapısı ile Türkiye'ye açılır. Yemyeşil doğası, sahili ve yumuşak iklimi ile Karadeniz kıyılarımızın devamı gibidir adeta. Gürcistan’ın diğer şehirlerinden farklı olarak Müslüman nüfusun yoğunlaştığı, camilerin göze çarptığı bölgenin bizdeki yeri başkadır.

Acaristan ve Acarlılar ile ilgili çok sayıda online kaynağa ulaşmak mümkün değil. Sanırım bu konuda belgeleriyle birlikte en kapsamlı çalışmayı Yunus Zeyrek yapmış. Açıkçası biraz hamasi bir çalışma olsa da okunmaya değer. Bu kapsamlı çalışmadan edindiğim bilgilere göre Acaristan eski kaynaklarda Kolchidya ismiyle anılıyor. 6. yüzyılın başlarında Hz. Osman'ın Kafkasya'ya ulaşması ile bu bölgenin de İslam'la tanıştığı varsayılıyor. Oysa Gürcüler Türklerin bölgeyi Osmanlı döneminde zorla İslamlaştırdığını iddia ediyorlar.

Gürcü kaynaklarına göre Acarya bölgesi 10.yüzyılda Kartli'ye yani Gürcistan'a bağlanıyor. 16. yüzyılda Osmanlı'nın bölgeye gelmesi ile bu topraklarda İslam daha da kuvvet kazanırken, Acaralıların kimliği kuvvetleniyor. Nitekim 1878'e kadar Osmanlı idaresinde kalan bölgedeki Müslüman Acaralılar, Osmanlı-Rus savaşında Osmanlı tarafında Lazlarla birlikte Rus-Gürcü kuvvetlerine karşı savaşıyorlar. Berlin antlaşması ile Acara'nın başkenti olan Batum Osmanlı'nın elinden çıkmıştır. (Daha sonra1918'de Kars ve Ardahan alınmış ama Batum, halkının Türklerden yana tercih kullanmasına bakılmaksızın Gürcülerin olmuştur.)

Birinci Dünya Savaşı  esnasında çok sayıda Acaralı Müslüman Türkiye'ye göç etmiştir. Türkiye'de kendilerini Gürcü asıllı olarak tanıtsalar ve Gürcüce konuşsalar da, aslında Acardırlar. Hatta bugün, Türkiye'de yaşayan çoğu Acaralı,  Gürcülerin neredeyse tamamının Ortodoks Hristiyan olduğunu dahi bilmez. Belki üç beş yemek çeşidi ve bazı gelenekler ile Gürcülere yakın olsalar da, Türk halkıyla ortak paydaları çok daha fazladır.

Bugün Gürcistan, kendisine bağlı özerk bölgelere yönelik doğru politikalar izleyememekte ve sık sık sorun yaşamaktadır. Acara bölgesinde, dini faaliyetleri kısıtlanan Müslüman nüfusun sayısı azalmaktadır. Acaralıları farklı bir millet olarak kabullenmekte zorlanan Gürcü yöneticiler, gerçek Gürcü Hristiyan olur mantığı ile misyoner çalışmalara ağırlık vermektedir. Gerek İslami eğitimden yoksun kalma, gerekse misyoner çalışmaların sonucu din değiştirenler ayrı bir yaradır. (Abhazya ve Osetya sorunlarını ayrı başlıklarda ele aldım.)


yunus zeyrek acaristan ile ilgili görsel sonucuZeyrek kitabında ünlü Rus düşünür Soljenitsin'in şu ifadelerine de yer vermiş: "Bakınız, Gürcistan, nasıl hırs ve şiddetle bağımsızlık istiyor! Ama daha şimdiden Abhazlara baskı yapıyor, Osetlere zulmediyor. Stalin'in sürgüne gönderdiği Meskhetyalıların (Ahıska Türkleri'nin) ezeli yurtlarına dönmesine izin vermiyor. Arzu ettikleri milli istiklal gerçekten bu mudur?"

Daha fazla bilgi için:
http://www.ahiska.org.tr/?p=115 

21 Kasım 2016 Pazartesi

OSETLER ve GÜNEY OSETYA SORUNU


Osetler de Kafkasya'nın gözü yaşlı halklarından biridir. Tarihte Alanlar olarak bilinen topluluğun İrani halklardan olduğu geçer kaynaklarda. Nitekim bugün konuştukları dil de Fars dili ile akrabadır. (Ancak Peştun ile daha da yakın olduğu söyleniyor) Osetler kendilerine İron, ülkelerine de İrişton diyorlar. 


osetler ile ilgili görsel sonucu
Halkın büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyanlardan, pek azı Sünni Müslümanlardan oluşur. Türkiye'de yaşayan Osetlerin tamamı Müslümandır.(Malum, büyük Kafkas sürgünü bölgenin Müslümanlarını vurmuştu.)


Güney Osetya sorunu Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Güney Osetya'nın bağımsızlık talep etmesi ile başlamıştır. (Ancak dağılma dönemine kadar da sorunsuz bir Osetya'dan bahsedemeyiz. Hatırlamak gerekir ki Sovyet politikaları son derece baskıcı idi, halkların sorunlarını su yüzüne çıkarmasına fırsat vermediğinden, sorun yokmuş gibi davranmak zorundaydılar.) 

Çoğu kaynakta sorun ele alınırken, Gürcistan'ın, içindeki azınlıklara yönelik dayatmacı politikalarının daha çok din ve dil noktasında olduğu yazar. Bu nedenle Osetlerin bağımsızlık talebinde Gürcüce ve Gürcü kültürü dayatmalarının etkili olduğu söylenir. Bir diğer perspektif ise, Osetlerin Gürcü yönetiminde bir hayli rahat yaşadıkları, hiçbir baskı görmedikleri fakat Rusya'nın fitnesine düşerek başkaldırdıkları yönünde.


osetya ile ilgili görsel sonucu
Haritada Acara gösterilmemiş, dikkat!
1991'de patlak veren Gürcü-Oset çatışmasında binlerce ölü verilmiştir. Ancak Rusya'nın müdahalesi ile bir araya gelen taraflar 1992 yılında bir prensip anlaşması imzalamışlardır. Çok sayıda Gürcü ve Oset yaşadıkları yeri terk etmek durumunda kalmıştır. Halkın %98'i Kuzey Osetya ile birleşip Rusya topraklarında kalmayı tercih etmiştir.

Barış durumunun 2003 Gül devrimine kadar devam ettiği söylenebilir. Batı yanlısı politikalarıyla bilinen Saakaşvili Rusya'nın çıkarlarını tehdit etmiştir. Türkiye sınırında bulunan Acaristan sorununu Gürcistan lehine çözdükten sonra Osetya ve Abhazya için de benzer sonucu beklemiş ancak sınır komşusu Rusya'dan tepki görmüştür. 8 Ağustos 2008 tarihinde bağımsızlık ilan eden Osetya'ya operasyon düzenleyerek binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur.
Bunun üzerine Rusya da Osetya'ya girmiş ve Gürcistan'la savaşmıştır. 5 gün süren savaşa Avrupa ülkeleri müdahale etmiş, kısa bir süre sonra Rusya Güney Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlığını tanımıştır.

Bugün Gürcistan'dan Güney Osetya'ya giriş ve çıkışlar sorunludur. Şayet Gürcistan üzerinden Güney Osetya'ya girerseniz, tıpkı Abhazya örneği gibi, bir daha Gürcistan'a alınmayabilir veya potansiyel suçlu gibi muamele görebilirsiniz.

Bu savaş esnasında Rusya Gürcistan'ın elektriğini kestiğinde, Saakaşvili Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım istemiş ve Türkiye'nin verdiği elektriği kullanmıştır. Acaba Türkiye'nin her fırsatta gösterdiği dostluğun ve iyi niyetin Gürcü yönetimi ve halkı ne kadar farkındadır? İşte bunu yaşadıkça göreceğiz...


Daha fazla kaynak için:
http://www1.american.edu/ted/ice/ossetia.htm

http://www.bilgesam.org/incele/999/-tarihsel-surec-icerisinde-guney-osetya-sorunu/


https://www.youtube.com/watch?v=evT1iro-rX4

17 Kasım 2016 Perşembe

AHISKA TÜRKLERİ VE AHISKA SÜRGÜNÜ

Şu küçücük ülkede ne kadar da çok etnik grup var. Bu zenginliği anlatmak için Gürcüler arasında biraz esprili bir anlatım bile var: "Tanrı dünyaya milletleri dağıtırken, her ülkeye birer ikişer millet dağıtmış, sıra Gürcistan'a gelince tüm milletleri saçıvermiş."  4 milyon nüfuslu ülkede Gürcüler dışında Azeriler, Ermeniler, Osetler, Abhazlar, Ruslar, Ukraynalılar, Yezidiler, Yunanlar ve Çeçenler yaşıyor. (Ne kadar barış içinde ve ne kadar eşit haklarla yaşadıkları tartışma konusu.)

ahıska gürcistan ile ilgili görsel sonucuPeki Ahıska Türkleri? Ahıska bölgesi 1829'da tazminat olarak Çarlık Rusya'ya verildiğinde, çoğu Ahıskalı sınırı geçerek Türkiye'ye gelirken, bir kısmı da Gürcistan topraklarında kaldı.
II. Dünya Savaşı esnasında Stalin'in Karadeniz'i Türklerden temizleme politikası sonucu bir gecede vatanlarından sürülen Ahıska Türkleri'nin kovuldukları vatanlarındaki yani Gürcistan'daki sayıları bugün sadece 1500. 

Ahıska Türkleri sürgün sonrası Kazakistan, Kırgızısitan, ABD, Rusya, Azerbaycan, Türkiye, Kıbrıs, Ukrayna ve Özbekistan gibi ülkelere dağıtıldılar. Kazakistan 180 bin rakamı ile en fazla sayıda Ahıskalı göçmeni barındırırken, Türkiye'de yaşayan Ahıskalı Türklerin sayısı 76 bin.

1944 yılında eli silah tutan Ahıskalı erkekler, Stalin’in emriyle Almanlara karşı savaşmak için cepheye gönderilirken, geride kalan aileleri sadece bir gecede ve birkaç saat içinde sürgün edildi. Hayvan taşıyan trenlere doldurulup günlerce, aylarca aç susuz yolculuk ettirilen Ahıskalıların 17 bini yolculuk esnasında hastalıktan, soğuktan ve açlıktan öldü, cesetleri ise trenden fırlatıldı.  Savaştan gelen erkekler bomboş yağmalanmış evlerle karşılaştı ve nerede olduğunu bilmedikleri ailelerinin peşine düştü.
ahıska türkleri ile ilgili görsel sonucu
Türklerden temizlenen Ahıska'ya yada Rusça ismiyle Mesheti'ye Ermeniler ve Gürcüler yerleştirildi. Bugün hala boş kalan Türk köyleri bulunmaktadır.

Ahıska Türkleri sürüldükleri tüm ülkelerde rahat edebildiler mi? Elbette hayır! Özbekistan'da ayrımcılığa ve haksızlığa uğrayan Ahıskalılar 1989 yılında Fergana vadisinde şiddete uğrayınca, Özbekistan'ı da terk etmek zorunda kaldılar.

Bugün, Ahıska Türkleri'nin durumu hala çözüme kavuşmamıştır. Gürcistan 1999 yılında Avrupa Konseyi'ne üye olurken, Ahıska Türklerinin dönüşlerini başlatacağını taahhüt etmiş, ancak yalnız Ahıska bölgesine değil tüm Gürcistan'a dağılmalarını ve kimliklerinde Gürcü ve Hristiyan yazılmasını şart koşmuştur. Nitekim Gürcü yönetimi ülkedeki azınlıkları kendi kimlikleriyle kabullenme zorlanmakta ve sık sık her bir azınlığın aslında Gürcü ve Hristiyan olduğunu ispatlama sıkıntısına girmektedir.

Türkiye’de yaşayan Ahıska Türkleri’nin sorunlarını daha yakından tanımak için: